Babanın, Oğul'un ve Kutsal Ruh'un adıyla. Amen. Rab bizimle olsun.
Rab, bize merhamet et. Mesih, bize merhamet et. Rab, bize merhamet et.
Bir an için, akşamüstü güneşinin alçaldığı, gökyüzünün en saf mavisinde kaybolduğu o sessiz anı gözünüzün önüne getirin. Hani şu, havalimanlarının tel örgüleri kenarında durup, gökyüzünde süzülen devasa metal kuşların kalkışını izleyen o meraklı gözlerin olduğu an... Benjamin’in dünyasında o uçaklar sadece birer makine değildi; onlar göklerin derinliklerine açılan, uzak ülkelere uzanan birer hayaldi. O, kendi elleriyle kodladığı o oyunların arasında, hayalini kurduğu o 'Con Chim Airlines' havayolundan bahsederken yüzünde beliren o masum tebessümle, aslında gökyüzüne olan tutkusunu fısıldıyordu. Bugün, Baş Melekler Mikail, Cebrail ve Rafael’in bayramında, bu gökler ve yer arasındaki o görünmez köprünün ortasında duruyoruz.
Melekler denince aklımıza genellikle bulutların üstünde kanat çırpan uzak figürler gelir. Oysa kutsal yazılar bize meleklerin, yani habercilerin, Tanrı ile bizim aramıza örülen o sürekli trafiğin tam merkezinde olduğunu söyler. Daniel peygamberin o görkemli vizyonunda, tahtlar kurulur, binler, on binler O'na hizmet ederken, göklerin bulutları üzerinde gelen o İnsanoğlu'ndan söz edilir. Gök ve yer birleşir. İncil’de İsa, Nathanael ile buluştuğunda bu gizemi daha da derinleştirir. Nathanael, incir ağacının altında otururken, henüz kimse ona seslenmemişken İsa’nın kendisini gördüğünü fark eder. Ve İsa ona, 'İncir ağacının altında seni gördüm diye mi inanıyorsun? Bundan büyüklerini göreceksiniz; göğün açıldığını ve Tanrı meleklerinin İnsanoğlu üzerinde çıkıp indiklerini göreceksiniz' der.
Göklerin açılması... İşte aradığımız o an, o ince çizgi buradadır. Ben, hayatı boyunca o incir ağacının altındaki gibi sade, saf ve hilesiz bir yüreğe sahipti. Nathanael için İsa, 'İçinde hile olmayan gerçek bir İsrailli' demişti. Benjamin de öyleydi; saf, hesapsız, etrafındakilere inşirah veren o temiz kalbiyle tanınırdı. O, sadece zeki bir çocuk, kod yazan bir dahi ya da 8. sınıf matematik problemlerini çözen bir öğrenci değildi; o, sevgisini hiçbir karşılık beklemeden sunabilen bir ruhtu. Amcası William felç geçirdiğinde, o on beş yaşında, kimseye söylemeden, en değerli varlığı olan kumbarasını hiç düşünmeden sunmaya hazırlandığı o anı hatırlayın... O paraya gerçekte ihtiyaç kalmamıştı, ama o niyet, o bir çocuğun karşılıksız, 'benim olan ne varsa senindir' diyen o saf cömertliği... İşte meleklerin yukarı çıkıp inildiği o merdiven, tam da Ben’in o saf niyetinde parlıyordu.
Gerçeği dürüstçe konuşalım, çünkü yas kelimelerle örtülemez. Biliyorum ki, aradan geçen bu üç ayın ardından, evdeki o sessizlik hâlâ bir çığlık gibi ağır geliyor. Alan, Thao, biliyorum ki gecenin en derin saatinde zihninizde o sorular dönüp duruyor. 'Neden?' sorusu, kalbi bir bıçak gibi kesiyor. Biliyorum ki bazen o eski fotoğraflara bakarken, o boş odanın kapısına gözünüz takıldığında içinizde büyük bir fırtına kopuyor. Lütfen bugün, o gizli vicdan yükünü omuzlarınızdan indirin. Tanrı, hiçbir ebeveyni evladının acısıyla suçlamaz. Sizler Benjamin'e bir ailenin verebileceği en kusursuz, en derin sevgiyi verdiniz. O, şimdi o göksel pencerelerden size şefkatle gülümsüyor. Sizler hiçbir şeyi eksik yapmadınız; sizler onun dünyadaki en güvenli limanıydınız.
Ve sen, sevgili Ryan... Ağabeyin Benjamin'in o en sadık yoldaşı, o güzel anılarının en yakın tanığı. Birlikte paylaştığınız o roller coaster hayallerini, o sessiz ve neşeli günleri unutma. Ben senin içinde yaşıyor. Gökyüzünden geçen her uçak sesinde, bil ki ağabeyin senin hemen yanında, sana gülümserken 'Güçlü ol' diyor. Kardeşlik bağı, ölümün bile koparamayacağı kadar kutsal ve ebedidir.
Melekler, haber getirenlerdir. Rafael şifa dolsun diye yaralılara dokunur, Cebrail müjdeyi taşır, Mikail korur. Bugün, Benjamin’in o Cà Mau’daki su kuyusuyla uzak köylerde akan o temiz su gibi, onun sevgisi de yeryüzünde akmaya devam ediyor. O, adını taşıyan o 'Great Ocean' - Đại Dương - gibi, bu dünyadaki acıların üzerine şefkatli bir dalga gibi yayılıyor. O şimdi, hayalini kurduğu o ebedi uçuşların ötesinde, meleklerin o sonsuz ilahileri arasında, Tanrı'nın huzurunda dinleniyor.
Bugün kiliseden dışarı adım atarken, yanınıza şu düşünceyi alın: Gökler kapalı değil. Melekler iniyor, çıkıyor; ve bizim sevdiklerimiz, o sonsuz ışığın içinde, bizi Yaradan’ın sevgisine bağlayan en tatlı hatıralar olarak yaşıyor. Benjamin Đại Dương Vo, bizim için dua et. Ailen için, annen için, baban için, kardeşin için o göksel pencerelerden sevgiyle bakmaya devam et. Senin o neşeli gülümsemen, kalbimizde sonsuza dek parlayacak. Amin.
For the intentions entrusted to Ben on our prayer wall:
Kurtarıcı'nın buyruğu üzerine ve ilahi öğretiyle biçimlenmiş olarak, cesaretle diyoruz:
Göklerdeki Pederimiz, adın yüceltilsin. Hükümranlığın gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin isteğin yerine gelsin. Günlük ekmeğimizi bugün bize ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, sen de suçlarımızı bağışla. Bizi günaha sürükleme ve bizi kötü olandan kurtar. Amin.
Rab sizi bereketiyle sarsın, acınızı hafifletsin ve ışığıyla yollarınızı aydınlatsın. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla. Amen.
✝ May almighty God bless you: the Father, and the Son, and the Holy Spirit. Amen.