Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla. Rab'bin huzuruna, O'nun sonsuz merhametine sığınarak hoş geldiniz.
Rab, merhamet eyle. Mesih, merhamet eyle. Rab, merhamet eyle.
Bir an için, bir havalimanının o devasa cam duvarlarının önünde durduğunuzu hayal edin. Dışarıda, pistin üzerinde, motorlarının gücüyle gökyüzünü fethetmeye hazırlanan o uçaklar... Benjamin’in, yani o meraklı ve parlak zekalı çocuğun, o uçakların kalkışını izlerken yüzünde beliren o hayranlığı düşünün. O, sadece bir makineye bakmıyordu; o, gökyüzünün sonsuzluğuna, kendi kurmayı hayal ettiği o 'Con Chim Airlines'ın sınır tanımaz özgürlüğüne bakıyordu. Bugün, Bilgelik Kitabı’nda 'Aslında onlar barış içindedir' denildiğini duyuyoruz. Benjamin Vo, on beş yıllık ömründe dünyayı bir keşif alanı gibi kucakladı. Zihni, bulut bilişimin ve karmaşık kodların derinliklerinde bir dahi gibi gezinirken, kalbi her zaman bir çocuğun o saf, şefkatli gülümsemesiyle atıyordu.
Bugün, tüm sadık ölüleri andığımız bu günde, İsa’nın İncil’deki o sarsılmaz vaadini hatırlıyoruz: 'Baba’nın bana verdiklerinin hiçbirini kaybetmemem, aksine son günde diriltmem O’nun isteğidir.' Bu, sadece uzak bir gelecek vaadi değil, tam şu an, bu sessizliğin içinde, kalbinizin en derin yarasına dokunan bir ışıktır. Ben’in o on beş yıllık ömrüne sığdırdığı merak, o gezdiği şehirler, babasıyla havalimanı camlarının ardında izlediği uçaklar ve kıkırdayarak bahsettiği o hayali havayolu düşü, aslında bu sonsuz yolculuğun küçük birer adımıydı. Şimdi o, Tanrı’nın elinde, hiçbir acının dokunamayacağı o sonsuz barışta, sizin için, Ryan için, Alan ve Thao için dua ediyor.
Sevgili Alan, Thao ve Ryan... Biliyorum, dört ay önce Benjamin’in göğe yürüyüşünden beri evinizdeki o sessizlik, o masadaki boş sandalye, omuzlarınıza binen o ağır keder, bazen adımlarınızı yavaşlatıyor. Zihninizde o bitmek bilmeyen sorular yankılanıyor: 'Neden?', 'Acaba bir şeyi atladık mı?' Lütfen, bugün bu sunağın başında o ağır yükü yere bırakın. Tanrı sizi suçlamıyor; Benjamin de sizi suçlamıyor. Sizler ona dünyadaki en şefkatli yuvayı, en derin sevgiyi verdiniz. O omuzlarınızdaki haksız vicdan azabını, gizli suçluluk duygusunu bugün bu kelimelerle silip atın; çünkü hastalık bir ceza ya da kimsenin hatası değildir. Bazı acılar, ne bir eksiklikten ne de bir ihmalden kaynaklanır; onlar, bu kırık dünyanın ortasında insan iradesinin ötesinde yer alır. Sizler elinizden gelenin en iyisini yaptınız; sevginiz onun hayatının en güvenli limanıydı. İsa’nın, doğuştan kör olan adam için 'Ne bu adam günah işledi, ne de anne babası' dediği o anı hatırlayın; O, sizin omuzlarınızdaki o taşı çoktan kaldırdı.
Ben’in o saf sevgisi, hayatın küçük ama derin anlarında kendini gösterirdi. Hatırlayın, o on beş yaşında, amcası William iki felç geçirdiğinde, kimseye söylemeden o biriktirdiği kumbarasını tamamen sunmaya hazırlandığı o anı. O kumbara hiç kırılmadı, o para hiç harcanmadı; çünkü ihtiyaç yoktu, ama o niyet, o yürek, Tanrı’nın gözünde bir krallık kadar büyüktü. Ben, kendi elindeki en değerli şeyi, karşılıksız bir sevgiyle paylaşmaya hazırdı. Şimdi Cà Mau’da onun adıyla açılan o temiz su kuyusu, o 'Giếng Gioan Baotixita', çöl gibi yanan topraklara su veriyor. O, Büyük Okyanus anlamına gelen orta adı gibi, yeryüzünde susayanlar için şifa dolu bir pınar oldu. Ben, sadece gökte bir melek değil; yeryüzünde iyilikle atan bir kalp olmaya devam ediyor.
Ryan, kardeşim... Sen ağabeyinin o en yakın yoldaşıydın, o havuz kenarındaki güneşli günlerin, Paris’teki olimpik halkaların altındaki neşeli anların tanığıydın. Biliyorum, şimdi yan odanın sessizliği seni hüzünlendiriyor. Ama unutma ki ağabeyin Ben, senin kalbinin en derin köşesinde, o neşeli gülümsemesiyle yaşıyor. O, senin güçlü olmanı, hayatı onun adına da kucaklamanı istiyor. Sizin bağınız ölümün ötesindedir; o, şimdi Cennet Şöleni’nde, Saint Carlo Acutis gibi genç ruhlarla birlikte sizin için dua ediyor. O, seninle rüyalarında buluştuğu gibi, hayatının her anında seninle yürümeye devam ediyor.
Bazılarınız belki şu an, dünyanın bir ucunda, bu sesi duyan, karanlık bir hastane odasında ya da kendi sessiz odasında 'Benim acım ne zaman dinecek?' diye soran sizler... İsa bugün İncil’de, 'Bana gelenin hiçbirini geri çevirmeyeceğim' diyor. O, sizi geri çevirmiyor. O, sizin gözyaşlarınızı topluyor. Sizin acınız, şu an o kuyu gibi; ama Tanrı, o acının içinden, başkalarının sığınabileceği bir umut yeşertiyor. Sizler, evladınıza dünyadaki en şefkatli yuvayı verdiniz. Sizler, onunla dünyanın dört bir yanını gezdiniz, o havalimanı camlarının ardında Boeing uçaklarını izlerken paylaştığınız o neşeli anları, birlikte çıktığınız gezileri ve o 'en komik baba' deyişlerini kalbinizde sakladınız. Tanrı sizi suçlamıyor; Benjamin de sizi suçlamıyor. Sizler, evladını son nefesine kadar kutsal bir sevgiyle sarmalayan, en sadık anne-babasınız.
Kiliseden dışarı adım atarken, yanınıza sadece şunu alın: Sevgi asla ölmez. Benjamin şimdi o ebedi göklerde, hayalini kurduğu o sınırsız uçuşların huzurunda, babası için, annesi için, kardeşi için dua ediyor. Başınızı kaldırın; gökler kapalı değil. O, Tanrı’nın sofrasında sizin için de bir yer hazırlıyor. Evinizin kapısından içeri girerken, o sessizliğin içinde Ben’in varlığını hissedin. O gitmedi; sadece, artık sizin gözlerinizle değil, Tanrı’nın sonsuz sevgisiyle parlıyor. Ve o sevgi sizi ebediyen bir arada tutacaktır. Bugün, o gülümsemeyi hatırlayın; o, karanlığın içinden geçen bir ışık gibi sizi her zaman aydınlatacak. Ve unutmayın, ne ölüm ne yaşam ne de acı, sizi Tanrı’nın sevgisinden ayıramaz. Siz onun ailesisiniz, o sizin evladınız ve bu bağ, ebediyetin kendisinde mühürlenmiştir. O, sizinledir. Amin.
For the intentions entrusted to Ben on our prayer wall:
Kurtarıcı'nın buyruğu üzerine ve ilahi öğretiyle biçimlenmiş olarak, cesaretle diyoruz:
Göklerdeki Pederimiz, adın yüceltilsin. Hükümranlığın gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin isteğin yerine gelsin. Günlük ekmeğimizi bugün bize ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, sen de suçlarımızı bağışla. Bizi günaha sürükleme ve bizi kötü olandan kurtar. Amin.
Rab sizi bereketlesin ve korusun; O, yüzünü size döndürsün ve size esenlik versin. Amin.
✝ May almighty God bless you: the Father, and the Son, and the Holy Spirit. Amen.