Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla. Rab İsa Mesih'in lütfu, Tanrı'nın sevgisi ve Kutsal Ruh'un paydaşlığı hepinizle olsun.
Rab, merhamet eyle. Mesih, merhamet eyle. Rab, merhamet eyle.
Bir an için, bir evin mutfağında, o tanıdık sabah telaşını hayal edin. Dışarıda dünya kendi gürültüsüyle akıp gidiyor, belki trafik, belki iş stresi, belki de yetişilmesi gereken binlerce randevu... Ama o evin içinde, Benjamin'in o her sabahki ritüeli var. Henüz uykulu gözlerle aşağı inerken, babasına dönüp o içten, o asla aksatmadığı 'Günaydın, baba' deyişi. Bu, sadece bir selamlaşma değil; bu, her gün yenilenen bir sadakat yemini, bir sevgi köprüsüydü. Bugün Süleyman'ın Meselleri'nde, 'Kralın yüreği Rab'bin elinde bir su arkı gibidir, dilediği yöne çevirir onu' deniliyor. Benjamin'in o tertemiz, o pırıl pırıl yüreği, Rab'bin elinde bir su arkı gibiydi; o kadar berrak, o kadar akışkan, o kadar hayat vericiydi ki, dokunduğu herkesi serinletirdi.
Sevgili Alan, Thao ve sevgili Ryan... Benjamin'in aramızdan ayrılışının üzerinden üç ay geçti. Bugün, İsa'nın etrafını saran kalabalığın içinden, O'na ulaşmaya çalışan annesini ve kardeşlerini duyuyoruz. İsa, 'Annem ve kardeşlerim, Tanrı'nın sözünü işitip uygulayanlardır' diyor. Bu sözler, ilk bakışta belki biraz mesafeli görünebilir, değil mi? Ama aslında İsa, burada aile bağlarını reddetmiyor; aksine, aileyi sonsuzluğun içine, Tanrı'nın krallığına taşıyor. Benjamin, işte bu 'Tanrı'nın sözünü işiten ve uygulayan' o nadir ruhlardan biriydi. O, sadece zekasıyla değil, o derin şefkatiyle de Tanrı'nın sözünü hayatına nakış gibi işlemişti.
Gerçeği dürüstçe konuşalım, çünkü yas kelimelerle örtülemez. Biliyorum ki, o boş odanın sessizliği bazen bir çığlık kadar ağır geliyor. Biliyorum ki, gecenin en derin saatinde zihninizde o sessiz sorular dönüp duruyor. Alan, Thao, biliyorum ki bazen kendinizi suçluyorsunuz; 'Acaba bir şeyi mi kaçırdım, acaba daha fazlasını yapabilir miydim?' diye soruyorsunuz. Lütfen bugün o ağır taşı yüreğinizden indirin. İsa'nın öğrencileri, 'Rab, kim günah işledi de bu çocuk böyle oldu?' diye sorduklarında, O, 'Ne bu çocuk, ne de anne babası' demişti. Bazı acılar, bir insanın kontrol edebileceği, bir dikkatle engelleyebileceği şeyler değildir. Sizler Benjamin'e bir ailenin verebileceği en kusursuz, en derin, en koruyucu sevgiyi verdiniz. Sizler, onun dünyadaki en güvenli limanıydınız. Tanrı sizi suçlamıyor; Benjamin de sizi suçlamıyor. O, şimdi o göksel pencerelerden size şefkatle gülümsüyor. Sizler hiçbir şeyi eksik yapmadınız.
Benjamin'in o meraklı zihnini düşünün. O, sadece AWS ortamlarını kodlayan, oyunlar tasarlayan zeki bir genç değil, aynı zamanda başkalarının acısını kendi kalbinde hisseden bir çocuktu. Hani o, amcası William iki felç geçirdiğinde, kimse ona söylemeden, 'benim bütün birikimim onun olsun' diyerek kumbarasını sunmaya hazır olduğu o an... O paraya ihtiyaç kalmamıştı, ama o niyet, o bir çocuğun karşılıksız, hesapsız, saf sevgisi... İsa, 'Tanrı'nın sözünü işitip uygulayanlar' derken, işte tam da Benjamin'in o andaki o cömert yüreğini kastediyordu. O, elindeki her şeyi, en sevdiği şeyleri bile, bir başkasının yarası için feda etmeye hazırdı. Bu, sadece bir çocuk kalbi değil, bu Mesih'in kalbidir.
Benjamin, 'Con Chim Airlines' hayalini kurarken, aslında sadece uçaklara olan tutkusunu değil, gökyüzüne olan o derin özlemini de dile getiriyordu. O, her zaman yukarıya, daha ileriye bakardı. Şimdi o, hayalini kurduğu o ebedi uçuşların ötesinde, gerçek göklerde. Babasının rüyasında gördüğü o 'testleri geçen', o sağlıklı ve güçlü Ben, aslında bize bir mesaj veriyor. 'Ba, her şey yolunda' diyor. O, şimdi o ebedi şölende, İsa'nın sofrasında, Meryem Ana'nın şefkatli gölgesinde dinleniyor.
Sevgili Ryan, kardeşim... Sen ağabeyin Benjamin'in o en sadık yoldaşı. Birlikte koşturduğunuz o günleri, o evdeki oyunları, o paylaştığınız sırları unutma. Ağabeyinin o gökyüzüne bakan gözleri, o 'denemek her şeydir' diyen inatçı ama nazik ruhu senin içinde yaşıyor. Gökyüzünden geçen her uçak sesinde, bil ki Ben senin hemen yanında. O, senin güçlü olmanı, onun yarım kalan gülümsemesini bu dünyada çoğaltmanı istiyor. Sen onun kardeşisin; onun ışığı senden parlayacak. Kardeşlik, ölümün bile kıramayacağı bir bağdır. Sen, onun dünyadaki elçisisin.
Bugün, Süleyman'ın Meselleri'nde 'Doğru kişi, kötünün evini gözler' deniliyor. Ama Benjamin, kötülüğe değil, iyiliğin peşindeydi. O, dünyayı bir keşif alanı olarak gördü. O, Cà Mau'daki o su kuyusuyla, şimdi her gün birilerinin susuzluğunu gideren bir iyilik pınarı olarak akıyor. Bir çocuğun sevgisi, dünyada böyle somut bir umuda dönüşüyor. Bu, Ben'in mirasıdır; o sadece 15 yıl yaşadı ama sevgisi, sanki yüzyıllar boyu sürecek bir nehir gibi akmaya devam ediyor.
Bugün dışarı çıkarken yanınıza alacağınız şey şu olsun: Tanrı, sizin acınızı biliyor. O, döktüğünüz her gözyaşını, o sessizce çektiğiniz her iç çekişi avucunda saklıyor. Bugün, Benjamin'in o neşeli gülümsemesini hatırlayarak, birine karşılıksız bir iyilik yapın. Belki birine bir gülümseme, belki birine bir yardım eli... Bir çocuğun sevgisi, dünyada böyle somut bir umuda dönüşüyor. Benjamin Đại Dương Vo, sen şimdi o en yüksek göklerde, hayalini kurduğun o ebedi uçuşlardasın. Bizim için dua et. Ailen için, kardeşin Ryan için o göksel pencerelerden sevgiyle bakmaya devam et. Senin o neşeli gülümsemen, kalbimizde sonsuza dek parlayacak. Bugün, haçın dibinde duran Meryem gibi, siz de acınızı Rab'be teslim edin. O, acınızı bir şifa kaynağına, bir umut ışığına dönüştürecek. Amin.
For the intentions entrusted to Ben on our prayer wall:
Kurtarıcı'nın buyruğu üzerine ve ilahi öğretiyle biçimlenmiş olarak, cesaretle diyoruz:
Göklerdeki Pederimiz, adın yüceltilsin. Hükümranlığın gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin isteğin yerine gelsin. Günlük ekmeğimizi bugün bize ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, sen de suçlarımızı bağışla. Bizi günaha sürükleme ve bizi kötü olandan kurtar. Amin.
Rab sizi kutsasın ve korusun; yüzünü size çevirsin ve size esenlik versin. Amin.
✝ May almighty God bless you: the Father, and the Son, and the Holy Spirit. Amen.