Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla. Rab'bin lütfu ve esenliği hepinizle olsun.
Rab, merhamet eyle. Mesih, merhamet eyle. Rab, merhamet eyle.
Bir an için, bir evin sessizliğini hayal edin. Öyle bir sessizlik ki, mutfaktaki o tanıdık tıkırtılar, bir uçak modelinin kanadını yerine oturturken çıkan o hafif sesler, ya da bir bilgisayarın fanının uğultusu artık orada değil. Benjamin’in, yani Ben’in dünyası, tam da bu tür küçük, somut detaylarla örülüydü. O, sadece bir dahi değildi; o, hayatı bir keşif gibi yaşayan, her yeni günün içine bir parça merak ve bir parça nezaket sığdıran bir çocuktu. Bugün, İncil’de bir hukuk uzmanı İsa’ya, 'Yasanın en büyük buyruğu hangisidir?' diye soruyor. İsa, tek bir cümleyle tüm evreni birleştiren o cevabı veriyor: 'Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün zihninle seveceksin. İkincisi de buna benzer: Komşunu kendin gibi seveceksin.'
Bu buyruk, bugün bizim için sadece bir öğreti değil, aynı zamanda bir sığınak. Çünkü 'bütün yürekle sevmek', bazen o yüreğin paramparça olduğu anlarda bile sevmeye devam etmektir. Ben, bu sevgiyi, o on beş yıllık ömrüne sığdırdığı o eşsiz nezaketle gösterdi. Hatırlayın, o Boeing 737’lerin gökyüzündeki rotalarını izlerken, o havalimanı camlarının ardında kurduğu hayalleri… O, sadece uçakları değil, o uçakların taşıdığı umutları, uzak kıtaları ve Tanrı’nın yarattığı o uçsuz bucaksız gökyüzünü seviyordu. O, kendi hayali şirketi 'Con Chim Airlines' ile ilgili konuşurken gözlerindeki o ışıltı, aslında Tanrı’nın yarattığı dünyaya duyduğu o saf hayranlığın bir yansımasıydı. O, her anı bir keşif gibi yaşayan, merakı hiç sönmeyen bir çocuktu.
Sevgili Alan ve Thao, biliyorum, dört ay önce o bahçeden bir fidan kökünden sökülmüş gibi hissediyorsunuz. Evdeki o sessizlik, bazen bir kış ayazı gibi ruhunuzu donduruyor. Zihninizde o bitmek bilmeyen sorular dönüp duruyor: 'Neden?', 'Acaba bir şeyleri daha farklı yapabilir miydik?' Lütfen, bugün o incir ağacının dibinde duran Bahçıvan’ın, yani İsa’nın sesini duyun. O, ağacı kesmek için gelmedi; O, toprağı havalandırmak, kökleri sulamak ve size şifa vermek için geldi. Benjamin’in yaşadığı o zorlu süreç, sizin bir eksikliğiniz ya da bir hatanız değildi. Sizler, ona dünyadaki en güvenli, en şefkatli yuvayı sundunuz. Sizler, onun her merakına, her hayaline, o 'en komik baba' dediği anlardan, birlikte çıktığınız dünya turlarına kadar her şeye ortak oldunuz. Tanrı sizi suçlamıyor; Benjamin de sizi suçlamıyor. Sizler, evladını son nefesine kadar kutsal bir sevgiyle sarmalayan, en sadık anne-babasınız. Kendinizi suçlamayı bırakın; bu yük, sizin taşımanız gereken bir yük değil. Bazı acılar, insan iradesinin ötesinde, bu düşmüş dünyanın rüzgarlarıdır ve siz o rüzgara karşı evladınızı sevgiyle kalkanladınız.
İsa, 'Komşunu kendin gibi seveceksin' dediğinde, aslında bizim kendi içimizdeki o en yakın komşumuzu, yani kendi yaralı yüreğimizi de sevmeye çağırıyor. Kendinize karşı merhametli olun. Acı çekerken, ağlarken, hatta bazen umudun tükendiğini hissettiğinizde kendinizi yargılamayın. İsa, o en ağır yükleri taşıyanların yanına gelip, 'Yükünüzü bana verin' diyor. Ben, o kumbarasını amcası William için sunmaya hazırlandığında, aslında bu buyruğun özünü yaşamıştı. O, o kumbarayı kırmadı, parayı harcamadı; ama yüreğini sonuna kadar açtı. O niyet, o karşılıksız verme isteği, işte İsa’nın bizden beklediği o 'meyve' idi. Ben, o meyveyi çoktan verdi. O, şimdi Tanrı’nın bahçesinde, artık hiçbir kuraklığın, hiçbir acının olmadığı o ebedi baharda, sizin için dua ediyor.
Ryan, kardeşim… Sen ağabeyinin o en sadık yoldaşıydın. Biliyorum, o elektronik davul setinin başındaki o neşeli anlar, yan yana oturduğunuz o yolculuklar şimdi sadece hatıralarda. Ama unutma, ağabeyin Ben, senin kalbinin en derin köşesinde, o hiç bitmeyen meraklı gülümsemesiyle yaşıyor. O, senin güçlü olmanı, onun yarım kalan hayallerini, o keşif tutkusunu kendi hayatında yaşatmaya devam etmeni istiyor. Senin sevgin, onun mirasının en canlı kanıtı. Sen, onun dünyadaki en yakın dostuydun ve bu bağ, ölümün bile koparamayacağı kadar kutsal ve ebedidir. O, seninle roller coaster'a bindiği o rüyalarda olduğu gibi, senin yaşamının her anında seninle beraber.
Bugün, İsa’nın 'Bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün zihninle' seveceksin buyruğu, aslında Ben’in hayatının özetiydi. O, zihniyle o karmaşık kodları, o AWS ortamlarını, o matematik problemlerini çözerken; yüreğiyle o sevgi dolu, o her sabah 'Günaydın Baba' diyen, o her hikayeyi büyük bir merakla dinleyen evlattı. O, bütün varlığıyla seviyordu. Şimdi, o sevgi, artık bir bedene hapsolmuş değil, Tanrı’nın sonsuz sevgisinin bir parçası. Cà Mau’da onun adıyla açılan o temiz su kuyusu, o 'Giếng Gioan Baotixita', bugün çöl gibi yanan topraklara su veriyor. O, yalnızca gökte bir melek değil, yeryüzünde susayanların duası oldu. Ben’in o orta adı Đại Dương – 'Büyük Okyanus' – şimdi gerçekten de başkalarının hayatını sulayan bir pınar oldu. O, artık sadece bir çocuk değil, başkalarına hayat veren bir iyilik kaynağı.
Kiliseden dışarı adım atarken, yanınıza sadece şunu alın: Sevgi asla ölmez. Benjamin şimdi o en yüksek göklerde, hayalini kurduğu o ebedi uçuşların huzurunda, babası için, annesi için, kardeşi için dua ediyor. Başınızı kaldırın; gökler kapalı değil. O, şimdi Tanrı’nın sofrasında, sizin için de bir yer hazırlıyor. Bugün, o 3D gözlükleriyle, o çocuksu ama derin merakıyla kameraya bakan Ben’i hatırlayın; o gülümseme, karanlığın içinden geçen bir ışık gibi sizi her zaman aydınlatacak. Ve unutmayın, ne ölüm ne yaşam ne de acı, sizi Tanrı’nın sevgisinden ayıramaz. Siz onun ailesisiniz, o sizin evladınız ve bu bağ, ebediyetin kendisinde mühürlenmiştir. Bugün, evinizin kapısından girerken, o sessizliğin içinde Ben’in varlığını hissedin. O gitmedi; sadece, artık sizin gözlerinizle değil, Tanrı’nın sonsuz sevgisiyle parlıyor. Ve o sevgi, sizi ebediyen bir arada tutacak. O, sizinledir. Amin.
For the intentions entrusted to Ben on our prayer wall:
Kurtarıcı'nın buyruğu üzerine ve ilahi öğretiyle biçimlenmiş olarak, cesaretle diyoruz:
Göklerdeki Pederimiz, adın yüceltilsin. Hükümranlığın gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin isteğin yerine gelsin. Günlük ekmeğimizi bugün bize ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, sen de suçlarımızı bağışla. Bizi günaha sürükleme ve bizi kötü olandan kurtar. Amin.
Rab sizi kutsasın ve korusun, yüzünü size çevirsin ve size esenlik versin. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla.
✝ May almighty God bless you: the Father, and the Son, and the Holy Spirit. Amen.