Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla. Amen. Rab'bin lütfu ve huzuru aramızda olsun.
Rabbimiz, bize merhamet et. Mesih, bize merhamet et. Rabbimiz, bize merhamet et.
Bir an için, akşamüstü mutfakta durduğunuzu hayal edin. Masanın üstünde açık duran eski bir harita, havada ise henüz demlenmiş çayın o sıcak kokusu var. Birisi size yaklaşır, omzunuza dokunur ve hayatınızın en saf, en umulmaz anını hatırlatır. Bugün Pavlos, Korintoslulara yazarken tam da bu hatırayı uyandırıyor. Size teslim ettiğim müjdeyi hatırlatırım diyor; onunla kurtuldunuz, eğer sıkıca sarıldıysanız… Bu sadece geçmişte kalmış bir olay değil, ayaklarımızı bastığımız o sağlam zemin.
Sevgili Alan, sevgili Thao, sevgili Ryan… Benjamin’imizin aramızdan ayrılışının üzerinden yaklaşık üç ay geçti. Bugün, Pavlos’un o kadim müjde çağrısını dinlerken ve İsa’nın o gün bir Pharise'nin evinde, ayaklarını gözyaşlarıyla yıkayan kadına söylediği o sözleri düşünürken, zihnimize Ben düşüyor. O, tıpkı bu okumalardaki gibi, hesapsız bir sevginin ve derin bir minnettarlığın ta kendisiydi.
Zihnimizde Ben’in o neşeli, o meraklı dünyasından bir köşe arayalım… Hani babasıyla birlikte kodladığı o projeler, kendi elleriyle kurduğu o minik dijital dünyalar var ya… Benjamin sadece teknolojiyle uğraşmıyordu; o, gökyüzüne olan o tutkusuyla, kurmayı hayal ettiği o 'Con Chim Airlines' şirketiyle yaşardı. Uçakları izlerken, babasıyla havalimanı kenarında durup Boeing 737'lerin kalkışını seyrederken yüzünde o beliren tatlı gülücüğü hatırlayın. O, gökleri seven, bulutların ötesini merak eden bir çocuktu.
Gerçeği dürüstçe konuşalım, çünkü yas kelimelerle örtülemez. Bazen o boş odanın önünden geçerken, o sandalyenin sessizliği karşısında yüreğinize çöken o ağırlığı biliyorum. Alan, Thao, biliyorum ki gecenin en derin saatinde zihninizde o sessiz sorular dönüp duruyor. Acaba bir şeyi mi kaçırdık, acaba daha fazlasını yapabilir miydik? Lütfen bugün o ağır taşı yüreğinizden indirin. İsa’nın doğuştan kör olan adam için söylediği gibi: Ne bu çocuk günah işledi, ne de anne babası. Bazı fırtınalar bu dünyada insan gücünün tamamen ötesindedir; ne bir dikkat, ne bir sevgi, ne de en kusursuz tıbbi çaba o kapıyı kapatmaya yeter. Sizler Benjamin’e bir ailenin verebileceği en kusursuz, en derin, en koruyucu sevgiyi verdiniz. Tanrı sizi suçlamıyor; Benjamin de sizi suçlamıyor. O, şimdi o göksel pencerelerden size şefkatle gülümsüyor.
Evde dinlediği o hikayeleri, babasının sesindeki o tınıyı nasıl da severdi… Ben, kalbindeki o olağanüstü cömertliği de hep taşıdı. Hani o on beş yaşındayken, amcası William iki felç geçirdiğinde unuttuğumuz ama asla silinmeyecek o teklifi… Kumbarasını kırıp dökmese de, içindeki o küçük birikimi amcasına sunmaya hazır olan o saf yüreği düşünün. O paraya ihtiyaç kalmamıştı, ameliyatı ve sigortası hazırdı ama önemli olan o niyetin ta kendisiydi. Bir çocuk, sahip olduğu her şeyi karşılıksız olarak uzatabiliyorsa, o kalbin içinde Tanrı'nın sevgisi parlıyor demektir.
Bugün İsa, o Pharise'nin evinde günahkâr kadına dönüp ne demişti? 'Çok affedilen, çok sever.' Simon kadının kimliğine takılıp kalmıştı, ama İsa kalbinin derinliklerine bakıyordu. Benjamin de hayatı boyunca o sevgiyle baktı dünyaya. O, sadece zeki bir matematik dehası ya da AWS bulut ortamlarını babasıyla tartışan bir genç değil, her şeyden öte saf bir sevgiyi taşıyan bir evlattı.
Sevgili Ryan, kardeşim… Ağabeyin Benjamin’in o en sadık yoldaşı. Birlikte koşturduğunuz o günleri, o Disneyland sokaklarındaki gülüşmeleri unutma. Ağabeyinin o gökyüzüne bakan gözleri, o 'denemek her şeydir' diyen inatçı ama nazik ruhu senin içinde yaşıyor. Gökyüzünden geçen her uçak sesinde, bil ki Ben senin hemen yanında.
Bugün dışarı çıkarken yanınıza alacağınız şey şu olsun: Sevginin hesabı olmaz. Tıpkı Ben’in kumbarasını sunmaya hazır olduğu gibi, bugün birine karşılıksız bir iyilik yapın. Birinin yükünü hafifletin. Ve Rab’be güvenin; O, döktüğünüz her gözyaşını avucunda saklıyor. Benjamin Đại Dương Vo, şimdi o ebedi göklerde, hayalini kurduğun o sonsuz uçuşlardasın. Bizim için dua et. Amin.
For the intentions entrusted to Ben on our prayer wall:
Kurtarıcı'nın buyruğu üzerine ve ilahi öğretiyle biçimlenmiş olarak, cesaretle diyoruz:
Göklerdeki Pederimiz, adın yüceltilsin. Hükümranlığın gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin isteğin yerine gelsin. Günlük ekmeğimizi bugün bize ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, sen de suçlarımızı bağışla. Bizi günaha sürükleme ve bizi kötü olandan kurtar. Amin.
Rab'bin barışı ve sevgisi şimdi ve sonsuza dek sizlerle olsun. Amen.
✝ May almighty God bless you: the Father, and the Son, and the Holy Spirit. Amen.