Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla. Rab'bin esenliği ve lütfu hepinizle olsun.
Rab, merhamet eyle. Mesih, merhamet eyle. Rab, merhamet eyle.
Bir an için, elinizde çok titiz bir şekilde hazırlanmış, her bir parçası özenle yerleştirilmiş karmaşık bir maket uçağın durduğunu hayal edin. Benjamin’in o parlak zekasıyla, o Boeing 737’lerin her bir detayını nasıl incelediğini, o model kutularını bir hazine gibi nasıl tuttuğunu hatırlayın. O, sadece bir oyuncakla oynamıyordu; o, gökyüzünün dilini, mühendisliğin o kusursuz mantığını çözmeye çalışıyordu. Benjamin için dünya, keşfedilmeyi bekleyen, Tanrı’nın mührünü taşıyan devasa bir sistemdi. Ama bugün, Aziz Pavlus’un Korintliler’e yazdığı o derin mektubu okuduğumuzda, başka bir zekadan, başka bir 'kavrayıştan' bahsedildiğini görüyoruz: 'Biz Mesih’in zihnine sahibiz.'
Sevgili Alan, sevgili Thao, sevgili Ryan… Bugün Benjamin’in aramızdan ayrılışının üzerinden iki ay geçti. 13 Haziran 2026. Takvimler ilerliyor, dünya dönüyor, ama sizin evinizde zamanın o ağır, o sessiz akışını hissedebiliyorum. O boş sandalyenin, o sessiz odanın, o yarım kalmış hayallerin ağırlığını biliyorum. Gerçeği dürüstçe söyleyelim: İki ay, acının keskin kenarlarını körletmedi. Aksine, o ilk günlerin şoku dağıldıkça, yokluğun o soğuk boşluğu kalbinizin daha derinlerine işledi. İnsan bazen, tıpkı o gün sinagogda İsa’nın karşısına çıkan adam gibi, kendi içinde bir 'kirlilik', bir çalkantı, bir isyan hissediyor. 'Neden?' diye haykırıyor içimizdeki o demonik ses. 'Neden bu kadar zeki, neden bu kadar nazik, neden bu kadar hayat dolu bir çocuk?'
Bugün İsa, Nasıra’daki sinagogda değil, Kefernahum’da. İnsanlara öğretiyor. Ve Müjde bize şunu söylüyor: 'O, yetkiyle ve güçle konuşuyordu.' İsa’nın yetkisi, dünyevi bir otorite değildir. O, şeytanın o karanlık, o kafa karıştırıcı fısıltılarını tek bir sözle susturuyor: 'Sus ve çık!'
Benjamin’in hayatına baktığımızda, bizler sadece onun zekasını, onun o harika 'Con Chim Airlines' hayalini, onun kod satırlarını görüyoruz. Ama Benjamin’in asıl gücü, o zekasının ötesinde, o 'Mesih’in zihnine' sahip olan o sessiz, o derin ruhundaydı. Hatırlıyor musunuz, amcası William’ın hastalığını duyduğunda, o on beş yaşındaki kalbiyle, kimseden akıl almadan, kimseden onay beklemeden anne ve babasına gelip, 'Amcam için tüm kumbaramı vermeye hazırım' demişti. O kumbarayı kırmadı, parayı harcamadı. Ama o niyet, o teklif, Benjamin’in kalbindeki o ilahi zekanın bir yansımasıydı. O, sevginin matematiksel bir denklemden çok daha fazlası olduğunu, karşılıksız vermenin, insanın sahip olduğu en büyük zenginlik olduğunu biliyordu.
Sevgili Alan ve Thao, bazen gecenin o en sessiz saatinde, zihninizde o ağır taşlar dolaşır. 'Acaba bir şeyi mi kaçırdık? Acaba daha fazla ne yapabilirdik?' Benjamin’in o meşum hastalığı karşısında, kendi çabanızı, kendi sevginizi yetersiz mi görüyorsunuz? İsa, doğuştan kör olan adam için ne demişti? 'Ne kendisi günah işledi, ne de anne babası.' Lütfen bu sözü bugün kalbinize mühürleyin. Benjamin’in yaşadığı o zorlu süreç, sizin bir eksikliğinizin sonucu değildi. Sizler ona bir çocuğun sahip olabileceği en güzel, en koruyucu, en sevgi dolu yuvayı sundunuz. Sizler onun kanatlarıydınız. O, sizin sevginizle büyüdü, sizin sevginizle dünyayı gezdi, sizin sevginizle o güzel gülüşünü dünyaya saçtı. Tanrı, hastalık göndermez. Hastalık, bu dünyanın kırılmışlığının bir sonucudur. Sizler, o kırılmışlığın ortasında, Benjamin’e Tanrı’nın sevgisini dokudunuz. Lütfen kendinizi suçlamayın. Benjamin sizi suçlamıyor; o, şimdi o göksel pencerelerden, o uçakların süzüldüğü ebedi mavilikten, size minnetle bakıyor.
'Mesih’in zihnine sahip olmak' demek, hayatı sadece fiziksel gözlerle, sadece başarılarla, sadece uzun yıllarla ölçmemek demektir. Benjamin’in on beş yılı, bu dünyanın ölçüleriyle 'kısa' görünebilir. Ama Tanrı’nın ölçüleriyle, onun hayatı, tamamlanmış, sevgiyle parlatılmış, kusursuz bir eserdir. O, o küçük kumbarasını amcası için sunmaya hazır olduğunda, zaten Mesih’in zihnine sahipti. O, o kadar çok sevmişti ki, artık bu dünyanın sınırlarına sığmıyordu.
Sevgili Ryan, ağabeyin senin en büyük kahramanın, en yakın arkadaşındı. Onunla paylaştığın o Disneyland gezileri, o uçak gözlemcilikleri, o yan yana oturduğunuz o akşamüstleri… Hepsi senin kalbinde birer mücevher gibi duruyor. Ağabeyin şimdi göklerde, ama onun o pes etmeyen, 'denemek her şeydir' diyen ruhu senin içinde yaşıyor. Sen, onun bu dünyadaki devamısın. Ne zaman bir uçak sesi duysan, ne zaman bir matematik problemiyle uğraşsan, bil ki Ben senin hemen yanında. O, senin güçlü olmanı, onun yarım kalan gülüşünü senin tamamlamanı istiyor.
Bugün, dünyanın dört bir yanından bu duaya katılan, kendi evlerinde sessizce ağır haçlar taşıyan, acı çeken tüm aileler… Yalnız değilsiniz. Benjamin ve Aziz Carlo Acutis, şimdi göksel tahtın önünde el ele vermiş, sizin için, acı çeken tüm çocuklar için dua ediyorlar. Onlar, bizim göksel şefaatçilerimizdir. Tanrı güvenilirdir. O, bizi asla yarı yolda bırakmaz. Benjamin’i O’na emanet ettik ve Tanrı emanetine sadıktır.
Bu homiliden çıkarken, yanınızda taşımanızı istediğim küçük bir şey var. Bugün birine, hiç beklemediği bir anda, karşılık beklemeden bir iyilik yapın. Birine nazik bir söz söyleyin. Benjamin’in o kumbarasını amcası için sunma niyetini hatırlayın. O, sevginin hesapsız olduğunu biliyordu. Siz de bugün, o hesapsız sevgiyi bir başkasına gösterin.
Benjamin Đại Dương Vo, sen şimdi o en yüksek göklerde, Tanrı’nın sonsuz maviliğinde, hayalini kurduğun o ebedi uçuşlardasın. Bizim için dua et. Ailen için, kardeşin Ryan için o göksel pencerenden sevgiyle bakmaya devam et. Sonsuz huzur içinde uyu, sevgili çocuk. Senin o braces’lı gülümsemen, kalbimizde sonsuza dek parlayacak. Amin.
For the intentions entrusted to Ben on our prayer wall:
Kurtarıcı'nın buyruğu üzerine ve ilahi öğretiyle biçimlenmiş olarak, cesaretle diyoruz:
Göklerdeki Pederimiz, adın yüceltilsin. Hükümranlığın gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin isteğin yerine gelsin. Günlük ekmeğimizi bugün bize ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, sen de suçlarımızı bağışla. Bizi günaha sürükleme ve bizi kötü olandan kurtar. Amin.
Rab sizi kutsasın ve korusun; yüzünü size çevirsin ve size esenlik versin. Amin.
✝ May almighty God bless you: the Father, and the Son, and the Holy Spirit. Amen.